|
Alewwrote:
Nasıl da inceden işleyen bir sızıdır,bu zulümlü gece.
Oysa daha dün,simsiyah bir gül görkemiydi yüzün. Seher sabahını sırtlardı dağbaşı omuzların,bakışların süzülürdü gözlerinin buğulu şafağından. Ne de alazdı çiğ düşmüş dudaklarının açılışı. Çatılan gövdelerimiz tutuşur,karanlığı yakardık. Neylersem rakının dünkü tadı yok,mumlar dudağın kızılı yanmıyor. Unutulmak en büyük kötülüktür.Hunharca öldürüyor adamı... Ah! yıldızlar orada kaldı gözlerinde doğan yıldızlar... Düşlerimin gök mavisi karardı. Körüm kör, gel de senden kalanları gör... Yapraklarını bile tutamayan, güz dalları ellerim... Ellerim diyorum,Temmuzda üşürse böyle, kalırsa karanlıkta bir başına,sarılırsa birbirine korkudan.. senin eserindir. Zaman sakalını uzatıyor yüzümde kırlaşarak,iştahını etimde biliyor yalnızlık, karanlık üstüme üstüme geliyor. Yüreğimde göç sesleri,bir göç niye kabuk bağlamaz?.. Kanar ha kanar... Ah gövdemde biriken yağmurlar .. Vaktidir,serseri sular yalınayak,sokaklara düşmenin vakti
Mar. 16
|
|
|
adsızwrote:
YAŞAYAN CENAZE
uyandım bir sabah kabusla saçlarım dağanık gözlerim nemli bedenim yorgun kulağımda yarin sesi umutlarım hayallerim solmuş güller gibi ellerim ayaklarım ruhum buz tutmuş uyumakmı ? ne gezer gözlerimde uyumak kalmış mazide gecelerde olmuşum bir yaşayan cenaze ışıksız çıkmaz sokaklarda yürürüm ahım kalsın hediyeyem o yare boz kırların enginlerin dağların ardında aradım bulamadım gözlerini yaban ellerde kalbinde yokmuydu gözlerindeki saklı sevdan sessizliğin nefretten mi yoksa çaresizlikten mi taşmı kesti kalbin asi serçenin karşısında ne yapmalıydım sessizliğin karşısında işte böyle ağlar oldum uykularımda gafil avlandım aşkının karşısında yar rüyalar kabus olcaksa uyumasın gözlerim
Mar. 14
|